Koronavirüs sonrası ”yeni tarım”

Koronavirüs sonrası ”yeni tarım”

Koronavirüsün tüm dünyada etkisini gösterdiği günden beri yeni dünya düzenine geçişin gerçekleşeceği söyleniyordu. Üretimden, tüketime birçok alanda değişim başladı bile… Peki tarım ve gıda sektöründe bizleri neler bekliyor?

Tarımsal üretimde yeni teknolojinin ağırlığı her geçen gün artıyor. Koronavirüs salgını sonrasında bu süreç daha da hız kazanacak. İnsan gücünün yerini robot gücü alacak.

Salgın ile birlikte Avrupa Birliği’nde kapanan sınırlar Almanya, İspanya, İngiltere, Türkiye ve Fransa gibi ülkelerin mevsimlik tarım işçisi ihtiyacında önemli sıkınlar yarattı. “Hasadı kime yaptıracağız?” sorusu ve endişesiyle deyim yerindeyse “iş gücü kıtlığı” yaşandı. Bu durum ise ekim, dikim, zararlı ile mücadele ve hasat gibi konularda robotları ve makineleri bir lüks olmaktan çıkartacak. İnsan gücünün yerini teknoloji alacak.

Salgın dolayısıyla ortaya çıkan gıdadaki tüketim ihtiyacı, hububat ve bakliyat gibi depolanabilir temel tarım ürünlerinde, stok devrine önem kazandırdı. Gıdada arz-talep-fiyat dengesinin sağlanmasında lisanslı depoculuk, ürün ihtisas borsaları ve elektronik ürün senedi gibi enstrümanlar çok daha önemli ve kritik hale geldi. Türkiye’de bu konuda önemli çalışmalara imza atıldı ve bir noktaya kadar gelindi.

İhracat yasakları ve kısıtlamaları ile stokların öneminin artması kriz dönemlerinde ithalatın da artık eskisi kadar kolay yapılamayacağını gösteriyor. İthalat yapılsa bile fiyat bakımından oldukça pahalı olacak.

Toplum destekli tarımın örnekleri Avrupa ülkelerinden ABD’ye, Avustralya’dan Japonya’ya kadar farklı ülkelerde görülüyor. Üretici ve tüketicinin aracısız bir ortamda buluşmasıyla üretici pazarlarının sayısı artacak. Semt pazarları ve diğer satış kanallarında üreticilere daha fazla yer verilecek. Dolasıyla mevcut durumda kopuk olan çiftçi ile tüketici arasındaki bağ yakın gelecekte daha da kuvvetlenecek. Aralarındaki empati güçlenecek ve böylece tüketiciler çiftçilerin neyi, ne zaman, nasıl ve hangi şartlarda ürettiğini daha iyi anlarken, çiftçiler de tüketici talepleri ve pazar ihtiyacını daha iyi analiz edip ona göre bir üretim gerçekleştirebilecek.

Üretimde planlama yeniden yapılacak.“Dijital Tarım Pazarı” projesi ile tarımsal istatistikler değişecek. Küresel tedarik zincirindeki değişim ticaret savaşlarını arttıracak. Yerli üretim ise hız kazanacak.

Bir cevap yazın