Bağlarda görülen hastalıklar

Bağlarda görülen hastalıklar

Tarih öncesi zamanlardan beri yetiştirilen üzüm geçmişten günümüze kadar her safhada; güzelliğin, bereketin, aşkın ve sağlığın sembolü olarak yaşamaya devam etmektedir. Üzümü sağlıklı, kaliteli ve verimli yetiştirebilmek için bağda sorun olan hastalıklarla mücadele de Milattan Önce (M.Ö.)’ye dayanmaktadır.

Bağ alanlarında zaman zaman hastalıklarla karşılaşılabilir. Bağ alanlarında önemli kayıplara yol açan bağ hastalıkları bağda ölükol (phomopsis viticola), bağ mildiyösü (plasmapora viticola) ve bağ küllemesi (erysiphe necator) olarak sıralanabilir.

Bağda ölükol

Bağda ölükol hastalığı hemen hemen bağcılık yapılan tüm ülkelerde görülmektedir.Ülkemizde bu hastalık ilk olarak Marmara Bölgesi’nde görülmüştür. Hastalık ana gövde dışında asmanın tüm toprak üstü kısımlarında görülür. Hastalığın ilk belirtileri daha yeni oluşmakta olan sürgünlerde ortaya çıkmaktadır. Genel olarak gözlerin uyanmasından itibaren ilk 30 gün içinde belirtiler görülür. Hastalık Mayıs ayı başlarında dikkat çeker. Sürgünün ilk boğum aralarında 2-5 cm uzunluğunda koyu kahverengi-mor lekeler görülür. Sürgünün normal gelişmesine ayak uyduramayan hasta kısım zamanla çatlar, farklı derinliklerde yarıklar ve etrafında mantar dokunun oluşması ile hastalık için tipik olan ‘uyuz’ görünümü belirir. Şiddetli enfeksiyonlarda iletim demetlerine inmesi sonucu sürgün mevsim içinde kurur. Birçok ülkede bu belirtisi nedeniyle odun doku gövde hastalığı etmenleri içerisinde tanımlanmaktadırlar. Sürgünler kurumasa dahi etmen kış ayları içinde de gelişmeye devam edebildiğinden ertesi yıl sürgünün ilk 3.-5. gözleri arası uyanmaz veya uyansa da zayıf gelişir daha sonra da kurur. Hasta olan sürgünler sonbahara doğru gittikçe beyazlaşır. Ölükol etmeni mevsim sonunda kabuk içinde gelişmeye devam ederek kabuk pigmetlerini tahrip ettiği için gerçekleşir. Genç yapraklar üzerinde yüzeye dağılmış koyu kahverengi, siyah toplu iğne başı büyüklüğünde lekeler ve etrafında açık renkli sarı halkalar görülür.

Bağ mildiyösü

Kuzey Amerika kökenli bir hastalıktır. Hastalık hızlı bir şekilde Kuzey Amerika’nın doğusundan, Avrupa’ya, Kuzey ve Güney Afrika’ya, Asya, Avusturalya’ya yayılmıştır. Ülkemizde Ege Bölgesinde hastalık 1960-1965 yıllarında ilk kez bu kadar şiddetli ve yaygın şekilde görülmüştür. Hastalık kurak bölgelerde yapılan bağlarda görülmemektedir. Hastalık en yoğun olarak yağmurlu bir ilkbahar ve 8-15 günde rüzgarla yağan yağmurun olduğu ılık yaz koşullarında görülür. Mildiyö asmanın yapraklarını, salkımlarını ve sürgünlerini yakalar. Belirtilerin ortaya çıkabilmesi için sürgünlerin 25 cm boya ulaşması gerekir. Yaprakların üst yüzeyinde tipik yağ lekesi, alt yüzeyinde ise nemli havalarda beyaz bir misel örtüsü vardır. Yağ lekesi görülen kısımlar sarımtırak renktedir. Lekeler büyüdükçe ortası kızaran yapraklar dökülür.

Bağ küllemesi

1851’de hastalığın Amerika’dan Avrupa bağlarına bulaştığı bildirilmiştir. Avrupa bağlarının neredeyse tamamı bu hastalığa yakalandığı ve o yıllarda kükürt, kireç ve su karışımının bu hastalığa karşı çok etkili olduğu bildirilmiştir. 1854 yılında Fransa’da % 80 ürün kaybına yol açabilecek bir kapasiteye ulaşmıştır. Ülkemizde ise hastalık ilk kez 1851 yılında görülmüş ve hava yoluyla bulaştığı tahmin edilmektedir. Külleme hastalığı asmanın yeşil olan tüm kısımlarında zararlı olmaktadır. İlk gelişme döneminde hastalık genç yapraklarda güç fark edilir. Bazen yaprakların üst yüzeyinde sarımsı ve parlak yağ lekesi şeklinde mildiyö lekesini andıran lekeler görülür.

 

Bağlarda görülen hastalıklar

Bir cevap yazın